Velayet Ve Ortak Velayet Nedir

Merhaba, bugün sizlerle ortak velayet konusunu konuşacağız. Ortak velayet en geniş anlamıyla ana ve babanın çocuk üzerindeki velayet yetkisine, eşit yetkilerle ve uzlaşarak kullanmasıdır. 2017 yılına kadar ortak velayete ilişkin uluslararası kararlar kamu düzenine aykırı bulunarak, bizim sistemimiz tarafından onaylanmıyordu. Ancak yargıtay, 2017 yılında uygulama değişikliğine giderek devrim niteliğinde bir karar verdi ve ortak velayete ilişkin kararı onadı.

Bunun gerekçesinde ise avrupa insan hakları sözleşmesinin ek 7 no’lu protokolün 5 inci maddesinde düzenlenen eşitlik köprü gösterdi. Bu hüküm diyor ki, anne ve baba ayrılık halinde eşit haklara sahip olmalıdır işte bu hükümle bizim hayatımıza giren ortak velayet hususunda ilişkin halen dahi mevcut iç hukukumuzda bir düzenleme yapılmamıştır. O nedenle ortak velayetin ne şekilde idame ettireceği ve hangi durumlarda gerçekleşeceğine ilişkin yargıtay kararları ve bölge adliye mahkemesi kararından yararlanmaktayız.

velayet ve ortak velayet nedir 150x150 Velayet Ve Ortak Velayet Nedir

Şüphesiz bu konuda mukayeseli hukukta bizim için ciddi bir yol gösterici olacaktır. Anlaşmalı boşanma davasında olduğu gibi çekişmeli boşanma davası içerisinde ortak velayet hükmü kurulması mümkündür. Bu konuda en temel prensip eşlerin bu konuda istekli olmasıdır. Ancak hakim eşlerin istekli olmasıyla da yetinmeyecek, ortak velayetin gereği gibi yerine getirip getirmeyeceği konusunda uzman görüşünden destek alacaktır. Ortak velayete edilebilmesi için eşlerin bir takım özellikleri göz önünde bulundurulacaktır.

Meslekleri, kazançları, sosyo ekonomik düzenleri, yaşadıkları yer, sosyal çevreleri gibi hususlar bizim için ortak velayetin gerçekleşip gerçekleşmeyeceği gerçekleşirsede etkin bir şekilde kullanıp kullanılmayacağı yönünde ciddi bir yol gösterici olacaktır. Taraflar arasında boşanmanın gerçekleşmesi ile müşterek çocuğun en az mağduriyetle bu süreci atlatması için ortak velayet çok etkin, çağdaş ve modern bir yöntemdir.

Velâyet korunmaya muhtaç olan küçüğün en iyi şartlarda bakılması ve yetiştirilmesi için düzenlenmiş bir hukuki koruma kurumudur tanımından da anlaşıldığı üzere velayeti bir sorumluluk ya da bir hak gibi değil, bir yetki gibi algılamamız tarafların ayrılması ve boşanması ile velayet konusu gündeme gelecektir. Bu durumda boşanma davası devam ederken, hakim velayetin tevdii ile ilgili.

Çocuğun üstün yararını gözeterek gerekli araştırmayı yaparak karar verecektir.
Burada belirtmek istediğim çok önemli. bir husus şudur ki, velayete ilişkin verilen kararlar hiçbir zaman kesin hüküm teşkil etmez. Bu da velayet kendisine verilmeyen tarafın bir sebebin var olduğunu kanaat getirdiği zaman tekrar velayet davası açabileceği anlamına gelmektedir. Evlilik birliği dışında doğan çocuğun velayeti kural olarak annedir. Çocuğun baba tarafından tanınmış olması veya annenin soybağı davası açarak babalık davası açarak çocuğu babanın nüfusuna kaydettirmiş olması velayet etkileyen bir durum olmayacaktır.

Annenin velayet görevini üstlenmeye ilişkin bir kanaat varsa babanın bu konuda mutlaka bir dava açması ve bunu yargıya taşıması gerekecektir. Velayetin belirlenmesinde esas alınacak bir takım prensipler vardır. En öncelikli prensip müşterek çocuğun üstün yararı dır. Daha sonra tarafların sosyo ekonomik çevresi, eğitim durumları ve müşterek çocuğa sağlayabilecekleri, hayat ve gelecekleri göz önünde bulunduracaktır. Çocuğun ileride yaşayacağı muhtemel hayata göre de karar verilirken mahkeme uzmanlarından yardım alınacaktır.

Sosyal hizmet uzmanı pedagog ve psikologlar bu konuda aileyle ve müşterek çocukla görüşerek raporlar düzenleyecek. Bu raporları düzenlerken gerekirse müşterek çocukların yaşayacağı muhtemel ev ortamında bizzat giderek gezecek ve burada bir takım değerlendirmelerde bulunacaktır. Fili aylıklardan müşterek çocukların en az zararla çıkması. Bu konu her zaman en temel prensibimiz olmalıdır.

Sağlıklı ve mutlu günler diliyorum.

Yorum Yaz

4 + = 6